GENÇ, KARARLI BAŞLANGIÇ

Onur Behramoğlu, iki amcasının da temsil ettiği söz esaslı, söylevi önemseyen, erken modern başlangıçlarını Tevfik Fikret’e kadar (daha öncesi de var, hiçbir şey öncesiz olmaz, kuşkusuz) dayandırabileceğimiz, toplumsal duyarlılığı güçlü bir şiiri üstleniyor. Bu şiirin kaynakları Türk şiiri olduğu kadar Rus şiiri de. Şairin kültürel çevresinin iyi bildiği, Türkçe’ye kazandırdığı Rus şiiri: Puşkin, Lermontov, Yesenin, bazen de Mayakovski. Bu şiirde söyleyenin edasına, “özgün” olma bilincine, şair kimliğine ve ideal benliğine yakıştırdıkları jest ve tavır, şiirsel edayı belirleyen önemli bir öğe olmuştur. Onur Behramoğlu’nda da bu özellik öne çıkıyor. “Bir bakışın ölmeme kâfi geldiği yerde/ çalmasın gereği yok susturdum kemanları” diyebiliyor örneğin. Hemen her şiirde, yaşamı ile tutkusunu kıyaslamaya, yaşamını inancına ve tutkusuna değişmeye hazır bir ruh taşıdığını hissettiriyor. Kuşkusuz, bu tür şiire yakışan manik bir duygulanışla beliriyor bu ruh. Ama yine bu şiire hem yakışan hem de kaçınılmaz sonuç olan o depresif ruhla da: “ben, dünyanın aldırmadığı çocuk!/yazmasam: suçceza karışığı/yazsam: erken boşalan/tecavüzcü hırçınlığı”. Kararlı bir ergen eda, şairin tüm yaşamı içinde kendine kalıcı bir yer arıyor. Şimdilik oldukça bıçkın, bazen yüksek tonlu, arayışlarda yer yer şiiri ve sesi yırtan kimi sözcükler ve sesler bu arayışın kaçınılmaz bir engeli sayılmalı. (Kuşkusuz, ergenlik bir gelişim aşaması olduğu gibi, yaşa bağlı olmayan bir ruh durumudur.)

Onur Behramoğlu’nun ilk kitabındaki şiirlerinin şimdilik iki farklı yapı taşıdığını söyleyebiliriz. İlki, hecenin, uyağın sıkı biçimde gözetildiği şiirler. Bu şiirin kusursuz bir örneği, babası Namık Behramoğlu’na adadığı “Bir Sessizlik Sözlüğü”. İkinci yönse “KAdtRAN” (yazdığım doğrudur) şiirinde ve benzer şiirlerde olduğu gibi, harf olanaklarından yeni şiir cümlesine birçok arayışlar denediği daha taze kımıldanışlar ya da çalışmalar. Ağırlık ilkinde ve ustalık da o şiirlerde olsa bile, kendini daha fazla özgür hissettiği anlaşılabilen, ruhunun kör noktalarına cesurca dalabildiği gözlemlenen şiirler de bu türden olanlar. Genç şairin iki amcasından daha farklı olarak devrimci duyarlılığına anarşist bir bakış da kazandırmış olduğu şiirler de bu ve benzerleri. Değer sorgulayan, sözü “edep” hapishanesinden ansızın kaçıran, sıradanlaşmadan, kabalaşmadan sert olabilen, gözü daima benliğinin duyuşunda, eyleminde. Onur Behramoğlu ilk kitabında, bundan sonra izini süreceğini düşündüren şiirsel izleğin örneklerini veriyor. Ergen bir şiir, ama poetik olgunluğu da yüksek bir şiir.

Ergen şiir demiştik. Hem yenilikleriyle ergen, hem de ergenlik motiflerinden sıkça yararlandıkları için ergen. Bu evrenin güzelliğini de taşıyorlar, kimi sivilceli hallerini de. Ama hem kendilerine vaat ettikleri şiirsel umut yüksek notalı, hem de biz şiir okurlarına.

Mahcup etmesin hayat…

Mahmut Temizyürek – ‘Radikal Kitap’, 08.12.2006